bekman.tv


ORMAN, CHP, PKK VE BAŞKAN

Tarih: 22-09-2019 04:26

 

Kör değilsiniz gördünüz.

Sağır değilsiniz duydunuz.

Geçtiğimiz haftalarda İzmir’de 5 bin hektar orman alanı yandı.

Cayır cayır yandı,

İçinde ki milyonlarca börtü böcekle birlikte.

O bir yangından çok katliamdı.

Doğanın göz göre göre katledilişiydi.

Bir tek İzmir değildi yanan

Seriye bağlamıştı hayvan oğlu hayvanlar.

Ege’yi, Marmara’yı, Akdeniz’i, Karadeniz’i 81 milyonun gözü önünde yaktılar

On binlerce ağacımız gitti.

Yangın sonrası bakamadım fotoğraflara.

Dostlar anlattı onlardan dinledim.

Diri diri can veren bir sürü hayvanın ve kamplumbağaların dramını.

Demek canilik böyle bir şey.

Sadece ekmeğini yedikleri ülkenin askerine polisine değil.

Ağaçlarına, hayvanlarına kadar düşman bu kitapsızlar.

Ve ne gariptir; hemen hepsi CHP’li belediyelerin hüküm sürdükleri il ve ilçelerin ormanlarında gerçekleşti alevli katliamlar.

Ormanları yakılan il ve ilçeler CHP’li.

Yakanlar PKK’lı.

Yani CHP’nin seçim ortağı HDP’nin yan sanayisi.

Ve CHP’li beylerin; beraberinde onca hayvanın da telef olduğu orman yangınlarıyla ilgili vatan hainlerini eleştiren bir tek cümleleri olmadı.

Açıpta ağızlarını “Allah belanızı versin” diyen bir CHP’li çıkmadı.

Çıkamazdı.

Çünkü ormanları yakan; ortağının sırtını dayadığı kanlı örgüttü.

Diyet derler bunun adına.

Borçtur bu.

Kadın eder borcu olanı, borçlu olduğunun karşısında.

Erkekse çıksın Gık’ı.

Çıkmadı zaten.

Şekil A’da görüldüğü gibi.

Günlerce devleti suçladılar.

Arızalı uçaklar malzeme oldu propagandalarına.

Bir doladılar ki dillerine.

Bir ara biz de inanacaktık neredeyse.

'Bu işte suçlu devlet' diye.

Değildi tabi ki,

Lafın gelişidir söylediğim.

Ben boynunda ay yıldızlı kolyesiyle gezen.

Ve her ortama boynunda bayrağını bayrak yapan ay yıldızlı kolyesiyle girip çıkan insanım.

Ben benzemem kimseye.

Kaypak yazmaz benim ne anlımda, ne ensemde.

Üzüntüm ormanlarımadır.

Ve içinde diri diri can veren canlılarıma.

Çevreciyim.

Yetinmedim.

Hayvanseverim

Açtığımda, insanlar üç şey görür arabamın bagajında.

Fakir için kumanyalar.

Doğa için fidanlar

Sokak canlılarını durup beslemek için mamalar.

Budur benim hayatım.

Fakir açken uyuyamam.

Fidan dikmeden yaşayamam

Hayvan beslemeden duramam.

Çok şükür ki insanım.

Olamadım hiçbir zaman iki ayaklı bir hayvan.

Gelelim İzmir’e;

Sadece bizde yanan 5 bin hektar orman.

Ve İzmir’de adı Tunç olan bir başkan.

Yaktıkları için dökeceğine halkı sokağa ve kalabalıklar önünde giderken diyeceğine “Bu terör örgütüne karşı bir isyan”.

Klasik müzik konseri düzenledi, kafa bulma babından.

Bir tarafta piyanist hanım çalarken Beethoven’dan Bach’tan.

Seslendi bay başkan, on binlerce ağacın yandığı Efem Çukuru’ndan.

Yanan ormanları yeniden tesis etmek için, para istedi halktan.

Bulunduğu yerin 5 bin hektarlık mezarlık olduğunu unuttu garibim

Ayaklarının altında sahneyi, elinde mikrofonu görünce

Başladı altın suyuna batırılmış sözleri sarf etmeye karşıdan

Ne de güzel bir ortam Ya Rab,

Ne de güzel oluyor, çiçeği olmayan İzmir’in dağından konuşmak

Konuşurken başkan Tunç, yanmış kül olmuş ağaç ve hayvanlardan oluşan mezarlıktan.

Utandı İzmir Marşı, utandı tarih, utandı Mustafa Kemal

Yangın alanı dile geldi ve şunu dedi kendi kendine

“Bu adamlara mı kaldı İzmir, bu adamlarla mı güçlenecek bu vatan?”


YAZARIN DİĞER YAZILARI


Masa Üstü Sürüme Geç

View My Stats